Blog Sayfasına Git

Çocuklardaki Büyüme Hormonunu Harekete Geçirmenin Yolları

Çocukların sağlıklı gelişimine şahit olmak, büyüdüklerini görmek, boy ve kilolarının ilerleyişini takip etmek her ebeveyn için çok önemlidir. Çünkü çocukların ileride sağlıklı bir birey olarak yaşamlarına devam etmeleri için bu gelişim belirleyici oluyor. Çocuklardaki gelişimin normal bir şekilde sağlanabilmesi, kemik, kas ve organların sağlıklı bir şekilde gelişim göstermesi içinse devreye büyüme hormonları giriyor.

Çocuklardaki büyüme hormonu, hipofiz bezindeki somatotrop hücrelerince salgılanıyor ve bir dizi parametreye göre üretimi değişkenlik gösteriyor. İnişli-çıkışlı bir sürece sahip olan büyüme hormonu üretimi kimi zaman yaş-cinsiyet kimi zamanda uyku ve fiziksel aktiviteye bağlı olarak değişim gösteriyor. Kemik, kas ve organların büyümesinden sorumlu olan bu hormon aynı zamanda serbest yağ asitlerinin sağlıklı bir şekilde kullanılmasını sağlıyor. Ek olarak protein sentez hızına ivme kazandırıyor. Çocukluk, ergenlik ve yaşamın diğer evrelerinde vücut için oldukça önemli bir rol üstlenen büyüme hormonunun doğru salgılanması ise bize bağlı. Nasıl mı? İşte cevabı…

Yeterli gece uykusu ile büyüme hormonu aktive edilebilir

Kaliteli bir uykunun vücudumuza yaptıramayacağı iş, üzerinden kalkamayacağı yük yok! Aynı şey, büyüme hormonunun düzenli ve yeterli oranda salgılanması konusunda da geçerli. Çünkü uykumuzu yeterli aldığımda hipofiz bezindeki somatotrop hücreleri daha çok büyüme hormonu salgılıyor. Vücudun kendini dinlenmeye aldığı gece saatlerinde ise hormon üretimi pik noktaya ulaşıyor. Dolayısıyla gündüz uyumakla gece uyumak arasında önemli farklar var. Bunun temel nedeni ise büyüme hormonu ile birlikte salgılanan melatonin hormonunun ancak gece uykusunda ve neredeyse sıfır karanlıkta salgılanması… Melatonin hormonu salgılandıkça büyüme hormonu da harekete geçerek çocuklarda sağlıklı bir büyümenin önünü açıyor.

Çocukların biyolojik ritmine uygun fiziksel aktiviteler yaptırılmalı

Kas ve kemik dokusunu artırmakla görevli olan büyüme hormonunu desteklemenin en etkili yolu, çocukların yaşına uygun bir spor dalına yönlendirmek. Kas ve kemik dokusunun efektif bir şekilde çalıştığı spor anında vücutta daha fazla büyüme hormonu salgılanıyor. Kaslar ne kadar zorlanırsa büyüme hormonunun üretimi de o kadar artıyor. Bu noktada çocuklardaki büyüme hormonu düzeyini artırmak için yaşına, kilosuna, vücut yapısına ve çocuğun ilgi alanlarına uygun olarak bir spor dalı belirlenebilir. Hatta evde ebeveynler birlikte fiziksel aktiviteler yapabilir, açık havada tempolu yürüyüş ve koşulara çıkabilirler.

Abur cuburdan uzak tutun, siz de uzak durun

Yanlış beslenme, dengesiz öğünler, düzensiz rutinler ve işlenmiş gıdalar çocukların sağlıklı gelişimleri önündeki büyük engellerin başında geliyor. Özellikle de büyüme hormonunun salgılanma düzeyini düşürmede şeker, çok güçlü bir tehdit. Nedeni ise çok basit çünkü vücuda giren şeker kan şekerini yükseltiyor. Yükselen kan şekeri ile birlikte vücut insülin salgılamaya başlıyor asıl olay tam da burada başlıyor. Vücuttaki insülin seviyesi arttıkça büyüme hormonunun seviyesi düşmeye başlıyor ve çocuklarda gelişim zayıflıyor. Büyüme hormonu eksikliği olan çocuklar, yaşıtlarının gerisinde bir büyüme gösteriyor. Kilosu düşük kalıyor, boyu ortalamanın altında uzuyor ve boy kısalığı görülüyor ayrıca kemik gelişimi zayıflıyor. Büyüme geriliğini ortadan kaldırmak ve çocukların sağlıklı bir büyüme periyodu izlemesini sağlamak amacıyla kan şekerini artırmayacak şekilde beslenmek gerekiyor.

Obeziteye karşı çocuklarınızı koruyun

Büyüme hormonu eksikliği ve obezite arasında korkutan bir ilişki olduğu biliniyor. Dünyadaki çocukluk çağı obezite istatistiklerine bakıldığında ise bu ilişki, daha da korkutucu bir hal alıyor. Çünkü vücuttaki yağ kütlesi arttıkça büyüme hormonu daha az salgılanabiliyor. Kilo ile birlikte hantallaşan vücut, bu hormonu üretmek konusunda da zayıf kalacağından çocuklardaki sağlıklı gelişim önemli ölçüde sekteye uğruyor. İlgili durumun önüne geçebilmek içinse çocukların yaşına uygun bir kiloya ulaşması gerekiyor. Bu noktada gerekirse hekim desteği ve yönlendirmesi ile uygun bir diyet listesine başlanabilir, beslenme alışkanlığı tamamen değiştirilebilir.