Blog Sayfasına Git

Doğru Besinlerle Doğurganlığı Artırmak Mümkün mü?

Hamilelik

21.yüzyılın en önemli sorunlarının başında hızlı yaşam, stres, sağlıklı beslenememe gibi değişkenler geliyor. Tüm bu değişkenler hayatımıza doğrudan etki ettiği gibi birçok kişinin üreme sistemini de olumsuz etkiliyor. Özellikle de bebek sahibi olma planları yapan çiftler, doğal yollarla sonuca ulaşamadıklarında aslında beslenmenin ne kadar önemli olduğu bir kez daha anlaşılıyor. Çünkü bazı besinler, çocuk sahibi olma şansını artırırken yanlış ve dengesiz beslenme üreme kapasitesini yüksek oranda azaltabiliyor.

Yoğun, yorgun ve stresli bir yaşam sürmek hormonları domine ederken özensiz beslenme ile birlikte yeterli oranda vitamin ve mineral alamamak doğurganlığı büyük oranda azaltıyor. Üstelik sağlıksız beslendikçe aynı paralellikte artan kilo da kişilerin doğal yollarla hamile kalma ihtimalini düşürerek anne baba olma hayallerini ertelemeyi zorunlu kılabiliyor. Ancak bu durumu bir kader gibi görmek ve çocuk isteğini ötelemek yerine beslenme alışkanlıklarında yapılacak bazı değişikliklerle doğurganlığı artırmak mümkün hale geliyor. İşte doğurganlık şansını artıran mucize besinler…

Antioksidan tüketimini artırmaya özen gösterin

Üreme kapasitesini doğrudan etkileyen faktörlerin başında oksidatif stres geliyor. Bedenin metabolik faaliyetler sonucu ürettiği veya çevreden aldığı bazı zararlar olarak tanımlanan oksidatif stres, kadın ve erkek üreme sisteminde olumsuz bir etki bırakıyor. Ancak besinler yoluyla alınan antioksidanlar ise çeşitli sebeplere bağlı olarak gelişen oksidatif stresin baskılanmasına yardımcı oluyor. Stres seviyesi düştükçe üreme kapasitesi de paralel olarak artış gösteriyor, hamile kalma ihtimali yükseliyor. Antioksidanları alabileceğiniz besinleri ise şu şekilde özetlemek mümkün; A, C, E, B ve K vitaminleri yönünden zengin enginar, ceviz, yaban mersini, ıspanak, kale bitkisi, çilek, pancar, brokoli, fasulye…

Daha fazla magnezyum, daha fazla doğurganlık

Besinlerin doğurganlık üzerindeki etkilerini ortaya koyan araştırmaların kanıtladığı bir diğer önemli bilgi de magnezyumun doğurganlığı artırdığıdır. Bu noktada çocuk sahibi olmak isteyen anne ve baba adaylarının bol bol magnezyum içeren besinleri tüketmesi öneriliyor. Özellikle de magnezyum ve çinkonun bir arada tüketilmesi, doğurganlık şansını yüksek bir noktaya taşıyor. Magnezyum içeren besinleri kısaca sıralarsak; yeşil yapraklı sebzeler, muz, kuru baklagiller, ceviz, fındık, badem, fıstık…

C vitamininin mucizesine inanın

Birçok sebze ve meyvede yer alan C vitamini, çocuk sahibi olmak isteyen çiftlerin mutlaka alması gereken vitaminler arasında yer alıyor. Hem kadınlar hem de erkekler için çok önemli olan bu vitamin erkeklerde sperm kalitesini artırırken spermi farklı DNA hasarlarına karşı da koruyor. C vitamini mucizesi kadınlarda düşük riskini azaltırken kromozomal problemlerinin yaşanma ihtimalini de düşürüyor. C vitamini içeren besinler ise şu şekilde; brokoli, domates, biber, ıspanak, dere otu, maydanoz, roka, ananas, çilek, kivi, portakal…

Doğru hayvansal proteinler ile gebelik şansını artırın

Doğanın en etkili protein kaynaklarından biri de hayvanlardan elde edilen besin maddeleridir. Örneğin kırmızı veya beyaz olması fark etmeksizin tüketilen yağsız etler, demir açısından ihtiyaç duyulan besinleri sağlar. Demir eksikliğinin doğurganlık açısından önemi ise şudur; demir eksikliği kadınlarda hem yumurta oluşumunu zayıflatır hem de yumurtlama sorunlarına yol açar. Bunun önüne geçebilmek içinse mutlaka haftada 2 kez tüketilmesi gerekir. Yumurta, omega 3, folik asit açısından oldukça zengindir. Bu besin maddeleri ise vücuttaki iyi huylu tümörler sebebiyle yaşanan döllenme sorunlarının azalmasına katkı sağlar. Aynı şekilde kabuklu deniz ürünleri, döllenmiş yumurtanın rahme tutunmasına yardımcı olurken somon içerdiği omega 3 sayesinde yumurta hücrelerinin kalitesini artırır.

Sağlıklı yağlar ve yağlı tohumlara şans verin

Söz konusu yağlar olduğunda kötü bir şöhrete sahip olsa da sağlıklı olan ve doğurganlığa olumlu etki sağlayan yağlar olduğu unutulmamalı. Özellikle de antioksidan yönünden zengin zeytinyağı, kadınlarda insülin direncinin seviyesini azaltarak doğurganlığın artmasına yardımcı oluyor. Sağlıklı yağlı tohumlar listesinde zirvede yer alan kabak ve ayçiçeği çekirdeği yüksek çinko içeriği sayesinde üreme organlarındaki kan akımı artırmaya katkı sunuyor. Aynı şekilde bir omega 3 ve lingin kaynağı olan keten tohumu da rahimde kan akımını artırıp döllenmiş yumurtanın rahme tutunmasını sağlıyor ve hamile kalma ihtimalini artırıyor.

Bu meyveler hem lezzetli hem de sürprizli

Meyvelerin lezzeti tartışılmaz sağladığı faydalar ise saymakla bitmez. Özellikle de söz konusu doğurganlık olduğunda… Ancak bazı meyveler var ki, gebe kalma ihtimalini büyük oranda yükselterek sürpriz yapabilir. Bunların başında gelen nar, gerçek bir C vitamini kaynağı olmasıyla hem cinsel ilişkide isteği arıtıyor hem de döllenmiş yumurtanın rahmin en iç tabakasına yerleşmesini sağlıyor. E vitamini, folik asit, doymamış yağ asitleri yönünden epey zengin olan avokado ise rahmin iç tabakası olan endometriumun gelişmesine yardımcı oluyor. Potasyum kaynağı muz, yumurtaların kalitesini artırırken kırmızı meyveler ise lüteal faz yetmezliği riskini ciddi anlamda düşürüyor.